BLOG SAYFALARI

Avrupa’nın Bağımsızlığı Artık Bir Tercih Değil, Bir Zorunluluk

Beklenmedik Sonuçlar: Trump’ın Politikaları ABD’yi Zayıflatırken Avrupa’yı Güçlendiriyor?

Donald Trump’ın başkanlığı, ABD’nin küresel meselelerdeki üstünlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçlayan “Önce Amerika” söylemiyle başlamıştı. Ne var ki bu söyleme dayanan politikalar küresel güç dengesinde bir değişiklik ihtimali doğurdu. Bunlar; ABD’yi yalnızlaştırırken, Avrupa’yı da ekonomik, siyasi ve askerî açıdan kendi ayakları üzerinde durmaya zorlamaktadır.

Avrupa’nın Bağımsızlığı Artık Bir Tercih Değil, Bir Zorunluluk

NATO ve Transatlantik ittifakının sarsılamaz olduğunu varsayan Avrupa, on yıllar boyunca kendi güvenliğinin teminatı olarak ABD’ye bel bağlamıştır. Artık o dönem sona ermiş gibi görünmektedir. Trump yönetimindeki Washington’un öngörülemeyen tutumları nedeniyle Avrupa’nın güvenliğini temellerinden sarsılırken, kıtanın dört bir yanındaki liderler kaçınılmaz bir gerçekle yüzleşiyor: Avrupa kendi savunması ve geleceği için sorumluluk almak zorundadır.

Bu yeni tutum sadece askeri hazırlık konusu ile sınırlı kalmayıp Avrupa’nın geleceği yönelik bakış açısındaki büyük bir dönüşümü de yansıtıyor. Der Standart, Avrupa’nın bir politika belirleme konusundaki aciliyet duygusunu “Avrupalılar, artık ABD’ye güvenemeyecekleri için silahlanmaya yüz milyarlarca avro yatırım yapmak istiyorlar” [1] sözleriyle ifade ediyor. AB, bu yeni duruma oldukça kararlı bir şekilde yanıt verdi: üye devletler, daha önce benzeri görülmemiş bir hamleyle, askeri harcamaları finanse etmeye dair geleneksel kısıtlamaları gevşeteme kararı aldı. The Guardian’ın haberine göre acil toplanan AB zirvesinde, 800 milyar avroluk bir savunma harcaması programı üzerinde anlaşıldı.[2] Bu kadar devasa bir miktarın birliğin kasasında öylece durduğu düşünülemez; bunun bir şekilde finansmanının sağlanması gerekiyor. Die Zeit, “150 milyarın avro üye ülkelere kredi olarak verilecek ve geri kalan 650 milyar avro da borç kurallarının gevşetilmesiyle temin edilecek” diye yazıyor. Welt’in bildirdiğine göre, 150 milyarlık bu borçlanma “silah, füze, insansız hava aracı ve el bombası satın almak için”[3] verilecek. Bunlar, aslında Maastricht Antlaşması’nın borçlanmaya dair sınırlamalarını oldukça gevşetmek anlamına gelmektedir.

Bu karar tarihi bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana Avrupa’nın savunması büyük ölçüde ABD liderliğindeki NATO ittifakı tarafından şekillendiriliyordu. Avrupa, Sovyetler Birliği’ne karşı Amerikan askeri himayesine güvendiği için Soğuk Savaş bu bağımlılığı daha da güçlendirdi. NATO, 1991’den sonra bile Avrupa’nın güvenliğinin temel direği olmaya devam etti ve harcamaların büyük kısmı ABD tarafından karşılandı. Ancak Trump’ın dengesiz yaklaşımı -önce 2017’de NATO’yu “modası geçmiş” olarak nitelendirmesi, ardından Avrupa ülkelerinden kendi savunmaları için daha fazla ödeme yapmalarını talep etmesi- bir tür hesaplaşmayı zorunlu hale getirdi. Belki de Soğuk Savaş’tan bu yana Avrupalı liderler ilk kez ABD’nin mutlak korumasını temel almayan bir güvenlik stratejisini açıkça tartışıyor. Bu geçiş sürecindeki kilit oyuncular olarak ortaya çıkan ülkeler Almanya ve Fransa olacak gibi görünüyor. Kıta Avrupası’nda, Ukrayna’nın özel durumu göz ardı edilirse, bu ülkelerin askeri harcamaları başı çekiyor.[4] Ortada aleni bir amaç yatıyor: stratejik özerklik yani Avrupa’nın artık Amerikan onayını beklemeksizin kendi çıkarlarını savunabilmesi. ABD desteği olmaksızın çalışabilecek, bağımsız ve eskisine denk bir Avrupa savunma sistemi kurmanın Avrupa’ya çok ciddi bir maliyeti olacaktır.

Avrupa’nın bu kendisine yönelme ve yeniden güvenme çabası askeri alanın ötesine taşarak ekonomi alanını da kapsamaktadır. Avrupa’nın yeni ekonomi politikaları, ABD kararlarına bağlılığını ve hatta kırılganlığını azaltmayı hedefliyor. “Amerika Birleşik Devletleri, diğer ülkeler tarafından kendisinden çalınan pek çok şeyi geri alacak” ve “servetimizi geri alacağız ve bizi geride bırakan birçok şirketi de geri alacağız” gibi söylemlerde bulunan Trump, müttefiklerine açıkça meydan okurcasına tüm çelik ve alüminyum ithalatına uygulanan gümrük vergilerini %25’e çıkarmıştı.[5] Buna karşılık, AP’nin haberine göre, “Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’nin ‘28 milyar dolar değerinde gümrük vergisi uygulamasına, 26 milyar avro ya da yaklaşık 28 milyar dolar değerinde karşı önlemlerle yanıt veriyoruz’ dedi. Bu tedbirler sadece çelik ve alüminyum ürünlerini değil aynı zamanda tekstil, ev aletleri ve tarım ürünlerini de kapsıyor.”[6] Trump’ın gümrük vergileriyle tetiklenen ve halen devam eden ticaret savaşı, Avrupa’nın askerinin yanında daha müstakil bir ekonomik politikaya duyduğu ihtiyacı daha da güçlendirmiş görünüyor.

Amerikan desteği olmaksızın Avrupa’nın kendisini savunabilmesi için tahminen neye ihtiyacı olduğuna dair Brugel’deki bir analiz yayımlandı.[7] Buna göre, Avrupa’nın askeri kapasitesinde önemli iyileştirmelere ihtiyacı vardır; bu da ya asker sayısında önemli bir artış (300.000’den fazla) ya da ulusal ordularının parçalı yapısının üstesinden gelmek için birleşik, entegre askeri birliklerin oluşturulmasını gerektirmektedir. Bunu başarmak için savunma harcamaları, ortak tedarik ve ulusal katkılar vurgulanarak hızla yıllık yaklaşık 250 milyar Avro (kısa vadede GSYH’nin yaklaşık %3,5’i) arttırılmalıdır. En önemlisi de Avrupa, ABD’nin liderliğine ve stratejik desteğine bağımlılığını azaltmak için havacılık, ulaşım, drone savaşı, füze ve gelişmiş istihbarat ve iletişim sistemleri de dahil olmak üzere stratejik kabiliyetlerini kendi imkanlarıyla geliştirebilmelidir.


[1] https://www.derstandard.at/story/3000000260439/donald-der-zerst246rer

[2] https://www.theguardian.com/commentisfree/2025/mar/08/the-observer-view-europe-must-now-come-of-age-as-a-global-player

[3] https://www.welt.de/politik/ausland/article255628096/Treffen-in-Bruessel-Europas-Kriegsgipfel-Olaf-Scholz-legt-radikale-Kehrtwende-hin.html?utm_source=chatgpt.com

[4] https://www.aljazeera.com/news/2025/2/17/which-countries-are-the-top-military-spenders-and-where-does-europe-rank

[5] https://apnews.com/article/trump-tariffs-aluminum-steel-e5a6295577275045db3484b71c979bfb

[6] https://apnews.com/article/trump-tariffs-aluminum-steel-e5a6295577275045db3484b71c979bfb

[7] https://www.bruegel.org/analysis/defending-europe-without-us-first-estimates-what-needed

İlginizi çekebilecek diğer gönderiler
BLOG SAYFALARI

İran yenilse bile neden kaybetmeyebilir?

Washington ve Tel Aviv haftalardır İran’ı askeri olarak geriletmeye çalışıyor. Fakat…
Devamını oku
BLOG SAYFALARI

Bir Halkın Anatomisi

Yusuf YAĞLI 28 Şubat 2026 tarihi, insanlık tarihine veya en azından modern tarihe birçok…
Devamını oku
BLOG SAYFALARI

Kehanetçi Jeopolitiğin Dönüşü

Aşağıdaki metin Prof. Alexander Dugin’in Radio Sputnik Escalation Show’un son…
Devamını oku
ARŞİVBLOG SAYFALARIMAKALELER

TRUMP ve Tanrının Yeni Evlatları; Yeni Dünya Düzeninin Sömürgecileri

Okumaya değer...