BLOG SAYFALARI

Karma savaş: Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, Balkanlardan Güneydoğu Asya’ya kadar İran’a ve İnkılâbî İslam’a karşı nasıl savaş yürütüyor?

Dr. Olsi Jazexhi

  • Bu makale Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi öğretim üyesi Arnavut tarihçi Dr. Olsi Jazexhi tarafından 2024 yılında kaleme alınmıştır.

Özet

1979’daki İran İslam İnkılâbı’ndan bu yana, İran’ın iktidardaki İslamcı yönetimi, başlıca resmi hedeflerinden biri olarak Filistin’in İsrail’den bağımsızlık savaşını desteklemeyi benimsemiştir. İran’ın Filistin’e verdiği desteği ve dolayısıyla devrimci İslam ideolojisini, İsrail’in Kutsal Topraklar üzerindeki egemenliğine yönelik büyük bir ideolojik ve askeri tehdit olarak algılayan Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran’ın Filistin’e verdiği desteğe farklı karma savaş biçimleriyle karşılık vermiştir. İran’a karşı savaş, klasik ve klasik olmayan boyutlara sahip olmuştur. Sahte haberlerin yayılması, iç karışıklıkların kışkırtılması, tekfirci teolojik savaşın körüklenmesi, yaptırımlar ve terör saldırıları bu savaşın en önemli yönlerinden bazılarıdır.

İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, bazı Müslüman toplumlarda, farklı tekfirci gruplar aracılığıyla İran’ı teolojik olarak şeytanlaştırarak büyük başarılar elde ederken, Müslüman olmayan toplumlarda İran’ı şeytanlaştırmayı ve terörist devlet olarak etiketlemeyi tercih etmişlerdir. İran’a karşı terörist söylem, genellikle sahte bayrak terörist iddiaları, dezenformasyon, propaganda ve Halkın Mücahitleri gibi terör örgütleri tarafından korku ve panik yayılmasını içerir. Arnavutluk, Malezya, Tayland ve Endonezya, ABD / İsrail’in bu tür senaryoları kullandığı ülkelerden bazılarıdır. İran ve siyasi İslam ile mücadele dışında, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’in Müslüman çoğunluklu ülkelerle ilişkilerinin normalleştirilmesini, Filistin meselesinde İsrail’in zaferini sağlamak ve İran’ı Müslüman dünyanın geri kalanından izole etmek için bir silah olarak kullanmaktadır.

Anahtar kelimeler: İran, İsrail, Filistin, terörizm, Siyonizm, Arnavutluk, Malezya, Tayland, Endonezya, Halkın Mücahitleri

Giriş

Bu makale, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ve İnkılâbî İslam’a karşı yürüttüğü karma savaşta medya, sahte haberler, “sivil toplum aktivistleri” ve terör örgütlerini nasıl kullandığını eleştirel bir şekilde incelemek amacıyla yazılmıştır. Makale, Arnavutluk tarafından barındırılan ve ABD / İsrail’in İran’a karşı savaşında önemli bir araç haline gelen, kült benzeri bir terör örgütü olan Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) olgusunu analiz etmektedir. Makale, ABD ve İsrail’in Filistin meselesine ve İranlı destekçilerine karşı amaçlarına ulaşmak için Balkanlardan Güneydoğu Asya’ya kadar korku taktikleri, diplomasi ve terörizmi nasıl kullandığını incelemektedir.

Makale, İran’ın Filistin davasına desteğini; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran tehdidine verdiği yanıtı ve Halkın Mücahitleri Örgütü ve İsrail Mossad’ı gibi terör grupları tarafından kıtalararası yürütülen karma savaşı açıklamaktadır. Karma savaşın Balkan ve Güneydoğu Asya tiyatrosunu analiz etmekte ve Filistin meselesi ile ABD / İsrail politika yapıcıları için İran’ın tecrit edilmesi arasındaki bağlantıyı ortaya koymaktadır.

İran: İslam İnkılâbı’ndan İbrahim Anlaşmalarına

1979’da kurulmasından bu yana İran İslam Cumhuriyeti birçok savaşla, yaptırımlarla karşı karşıya kaldı ve özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumak için mücadele etti. Şah’ı deviren inkılâptan sonra İran’ın karşılaştığı sorunların kaynağı, İslam Cumhuriyeti’nin inkılâpçı doğasıydı. 1979’da İran’da iktidara gelen yeni yönetim, çoğu konumunu İngiliz ve Amerikan emperyalizmine borçlu olan Ortadoğu’daki laik rejimlerin temellerini sarstı. İnkılâb’ın zaferinden sonra, İmam Ruhullah Humeyni ve inkılâpçıları bağımsız bir Müslüman dünyasının kurulmasını ve İslam İnkılâbı’nın Ortadoğu’nun ve ötesinin her bölgesine yayılmasını istediler.[1] Humeyni, İslam’ı sosyalizm ve kapitalizmin yerini alacak alternatif bir ideoloji olarak algıladı.[2]

İran İslam İnkılâbı’nın Orta Doğu’ya getirdiği ideolojik meydan okuma, İsrail, Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ve birçok Arap rejimini İslam Cumhuriyeti’nin başlıca düşmanları haline getirdi. Bazı Arap rejimlerinin İslamcı İran’a karşı düşmanlığı, İnkılâbî İran’ın mesajının laik Arap hanedanlarının ve diktatörlerinin yerine İslam Cumhuriyetlerinin kurulmasını savunmasından kaynaklanıyordu. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın inkılâbî mesajından ve Filistin kurtuluş savaşına verdiği destekten özellikle endişe duyuyordu,[3] çünkü bu, ABD / İsrail’in Arap ve İslam dünyası üzerindeki hegemonyasının sonu anlamına gelecekti.

İslam İnkılâbı’nı yayması[4] ve Müslüman ümmetini Amerikan ve İsrail egemenliğinden kurtarması nedeniyle İran, yalnızca Batı güçleri tarafından değil, Orta Doğu’nun despotik rejimleri tarafından da saldırıya uğradı. İnkılâb başarılı olur olmaz, İran, Irak ile 1980’den 1988’e kadar süren uzun bir Tahmili Savaş ile  karşı karşıya kaldı. Bu savaş sırasında bazı Arap devletleri, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ​​müttefikleri İran’a karşı Saddam Hüseyin rejimini destekledi.

İran İslam İnkılâbı, İran ve Müslüman dünyasının Amerikan ve Sovyet kontrolüne karşı yöneltilmiş anti-emperyalist bir inkılâbtı. İranlı inkılâbçılar, “Büyük Şeytan” olarak adlandırdıkları Amerika Birleşik Devletleri’ni İslam dünyası için en büyük tehdit olarak algıladılar. Amerika Birleşik Devletleri’ni Pehlevî monarşisine, Halkın Mücahitleri Örgütü’ne ve Saddam Hüseyin’e destek vermekle suçladılar.[5] İran, İnkılâb’tan hemen sonra İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile diplomatik ilişkilerini kesti. İranlı öğrenciler Kasım 1979’da Tahran’daki ABD Büyükelçiliğine baskın düzenleyerek Amerikalı diplomatları rehin aldılar. O zamandan beri İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki ilişkiler şüphe ve düşmanlıkla karakterize edilmiştir.

Geçtiğimiz kırk yıllık çatışma boyunca, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran’ı nükleer silahların yayılmasını teşvik etmek, “terörizmi” desteklemek ve Arap-İsrail barış sürecini engellemekle suçladı. İran, Irak’ı istikrarsızlaştırmak, Suriye hükümetini desteklemek ve Yemen’den Suriye’ye, Irak’a, Lübnan’a ve Filistin’e kadar İslamcı milisleri desteklemek bahanesiyle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından suçlanmakta ve saldırıya uğramaktadır. İran özellikle, İran, Suriye hükümeti, Yemen’deki Husi Hareketi, Lübnan Hizbullahı ve Filistinli grupların Filistin’in İsrail işgaline karşı oluşturduğu bir ittifak olan “Direniş Ekseni” veya “Şii Hilali”ni kurmakla suçlanmaktadır.[6]

İran, İnkılâb’ın ilk günlerinden itibaren Filistin kurtuluş savaşını desteklemiştir. İnkılâbîler Tahran’da iktidara gelir gelmez, Yaser Arafat’ın Filistin Kurtuluş Örgütü’nü (PLO) desteklediler. İran hükümeti İsrail büyükelçisini ülkeden sınır dışı etti ve Başbakan Mehdi Bâzergân İsrail büyükelçiliğinin anahtarlarını Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (PLO) verdi.[7] İmam Humeyni, Filistin savaşına tam desteğini ifade etti ve Ramazan ayının son Cuma gününü, Müslümanların Kudüs’ün işgalini hatırlaması gereken resmi “Kudüs” günü ilan etti. İmam Humeyni, İsrail’i Müslüman dünyası için yok edilmesi gereken bir kanser olarak nitelendirdi. İran, İsrail’e karşı savaşan birçok Filistinli fraksiyonu destekledi. Bu, Hamas, Filistin İslami Cihadı, Filistin Kurtuluş Halk Cephesi (PFLP), Fetih vb. örgütleri içermektedir.[8] Filistinliler, mücadelelerinde para, silah, roket ve insansız hava araçlarıyla desteklenmiştir.[9] 1982’de İran, Lübnan’da İsrail işgaline direnen Şii Müslümanlardan oluşan siyasi ve askeri bir örgüt olan Hizbullah’ı kurmuştur.[10]

Filistin’in kurtuluşuna ve inkılâbın ihracına açık desteği nedeniyle İran, 1984’te oluşturulan ABD Dışişleri Bakanlığı’nın terörizmi destekleyen ülkeler listesinde yer almaktadır. Dışişleri Bakanlığı, Tahran’ın Hizbullah, Hamas ve Filistin İslami Cihadı gibi İsrail karşıtı direniş örgütleriyle olan yakın bağlantılarını vurgulayarak bu tanımlamayı güçlendirmiştir.

İsrail’in güçlü etkisi altında ABD yönetimi İran’ı geliştirdiği barışçıl nükleer programdan vazgeçmeye ve Filistin’e desteğini bırakmaya zorlamak için ekonomik yaptırımlar uyguladı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran’ı nükleer bomba geliştirmek istemekle suçlamada ön saflarda yer aldı.[11]

Amerika Birleşik Devletleri, İran’ı politikalarını değiştirmeye zorlamak amacıyla çeşitli diplomatik ve ekonomik yaptırımlar uyguladı. 1979 İnkılâbı’ndan  sonra başlayan yaptırımlar,[12] ABD hükümetinin Obama yönetiminin İran ile imzaladığı İran Nükleer Anlaşması’ndan çekildiği Trump yönetimi döneminde zirveye ulaştı. Trump, İslam Cumhuriyeti’ni tamamen tecrit altına aldı.[13]

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’ı Filistin mücadelesine verdiği destekten tecrit etme çabalarının bir parçası da İbrahim Anlaşmaları oldu.[14] Bu anlaşmalar, 2020 yılında İsrail, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında imzalandı; Fas ve Sudan ile yapılan normalleşme anlaşmaları[15] ve Suudi Arabistan’ın İsrail ile gizli ittifakı,[16] İran’ı izole etmeyi ve Filistin meselesine ve Direniş Ekseni’ne karşı bir Arap Sünni-İsrail ittifakı kurmayı amaçlıyordu. Başkan Trump yönetimi, İran’a karşı mücadelesinde ve İslami direnişe verdiği destekte İsrail’e katılacak 10 Arap Sünni devletten oluşan bir koalisyon kurmaya çalıştı.[17]

ABD / İsrail Karma Savaşı

Son kırk yılda, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran’a karşı birçok İslam karşıtı grubu destekledi ve finanse etti. Düzinelerce televizyon kanalı, yüzlerce kuruluş ve binlerce burs, İran’ı hedef almak için Batı, İsrail ve bazı Arap hükümetleri tarafından finanse ediliyor; bu da karma savaş olarak adlandırılabilir.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü karma savaşın birçok yüzü var. Bu savaşın şu yüzlerinden bahsedebiliriz:

1. Klasik savaş: Bunun bir örneği, 2006 İsrail-Hizbullah savaşı veya Suriye iç savaşıdır; her iki savaşta da devlet aktörleri – ABD tarafından desteklenen İsrail ve İran tarafından desteklenen Suriye – devlet dışı aktörlerle çatıştı. İsrail, İran’ın müttefiki olan Hizbullah’a karşı savaşırken, Suriye ise İsrail, ABD ve Körfez Arap monarşileri tarafından desteklenen bir Tekfirci/ Vehhâbî terörist ittifakıyla savaştı.

2. Klasik olmayan savaş: Terörizm. Klasik olmayan bir terörist savaş örneği,

İran’ın Ortadoğu’daki kurumlarına veya müttefiklerine saldırmak için terörist grupların kullanılmasıdır. Halkın Mücahitleri ve birçok tekfirci örgüt buna örnektir. Birçok İranlı yetkiliyi ve kurumu suikastla öldürdüler.

3. Ekonomik savaş: Buna örnek olarak, ABD, Suudi Arabistan ve İsrail’in son on yıllarda Afganistan, İran, Suriye, Libya, Irak, Filistin, Yemen, Türkiye, Katar, Sudan vb. ülkelere uyguladığı ekonomik yaptırımlar gösterilebilir. Bu yaptırımlar, söz konusu ülkeleri Filistin meselesine ve siyasi İslam’a karşı tutumlarını değiştirmeye zorlamak amacıyla uygulanmıştır.

4. Propaganda/sahte haber/ideolojik savaş, karma savaşın bir başka örneğidir. ABD ve İsrail, söz konusu ülkeleri şeytanlaştırmak ve onlara karşı politikalarını haklı çıkarmak amacıyla Afganistan, Libya, Irak, İran, Suriye, Filistin, Sudan, Yemen, Türkiye vb. ülkelere karşı bu tür savaşlar uygulamıştır. İran söz konusu olduğunda, Suudi Arabistan ve onun desteklediği tekfirci gruplar, son kırk yıldır teolojik bir savaş yürütmede ön saflarda yer alıyor. Suudiler, Vehhâbî/Tekfirci ideolojilerini kullanarak İranlıları gayrimüslim ve İslam düşmanı ilan ettiler.

İran’a karşı yürütülen karma savaş, bugüne kadar savaşın dört boyutunu da içermiştir. İran, 1980 yılında Irak tarafından askeri saldırıya uğramıştır. Sayısız terör saldırısının, ekonomik yaptırımların, propagandanın, sahte haberlerin ve teolojik savaşın hedefi olmuştur. Sonuç olarak, İran bugün ekonomik sefalet, sınırları içindeki güvensizlik, uluslararası izolasyon ve büyük ölçüde zedelenmiş bir imajla karşı karşıyadır. ABD / İsrail ve Arap müttefiklerinin 1979’dan beri yürüttüğü başarılı karma savaşın bir sonucu olarak, bugün Batı’da İran terörist bir ülke olarak tasvir edilirken, birçok Sünni İslam ülkesinde Sünni İslam’ı “tehdit eden” ve Safevî İmparatorluğu kurmak isteyen sapkın bir Şii ülke olarak şeytanlaştırılmaktadır.

İran’a karşı yürütülen karma savaşın bir parçası da aydınlarının yok edilmesidir. Hükümetlerine karşı çıkan birçok İranlı akademisyen, entelektüel, gazeteci, sanatçı vb., İslam Cumhuriyeti’ni istikrarsızlaştırmak amacıyla Batı ve İsrail’de sıcak bir şekilde karşılanmakta ve desteklenmektedir. İran, entelektüellerin kaybından mustariptir. Batı’daki İslam araştırmaları alanı genellikle İran’ı ve inkılâbî İslam’ı hedef alan İranlı veya Batılı akademisyenlerin egemenliğindedir.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü karma savaş, klasik olmayan terörist savaşları bile desteklemeyi veya finanse etmeyi içerir. Bu, ülke içinde ve dışında İran “muhalefetine” ve terörist gruplara destek verilmesini de kapsar. Suriye İç Savaşı sırasında, Körfez monarşileri tarafından, Amerikalıların da onayıyla, Beşar Esad’ın Filistin ve İran yanlısı hükümetine karşı savaşmak amacıyla kurulan ve finanse edilen Vehhâbî/Tekfirci cihatçı gruplar ortaya çıktı.[18] Endonezya’dan Balkanlara kadar milyonlarca Müslümanı radikalleştiren Şii karşıtı propaganda, İsrail için büyük başarı sağladı. İsrail’e karşı Arap direnişinin önemli bir merkezi olan Suriye, tekfirci mezhep savaşıyla yıkıldı ve Tunus’tan Yemen’e kadar Arap dünyası, Sünni ve Şii Müslümanlar arasında mezhep çatışması alanı haline geldi.

İran, Rusya, Türkiye ve Suriye, Suriye’deki tekfirci isyanı yenmeyi başarmış olsa da, ABD ve İsrail, İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi ve Filistin direnişine destek veren bir dizi başka terör örgütünü desteklemeye devam ediyor. İşte en önemli gruplar:

1. Ahvaz’ın Kurtuluşu İçin Arap Mücadele Hareketi (ASMLA) – Ahvaz, İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde bağımsız bir devlet kurmayı hedefleyen militan bir ayrılıkçı gruptur.

2. Fereşgerd (Diriliş) – Fereşgerd, rejim değişikliğini ve İslam Cumhuriyeti’nin yerine sürgündeki Pehlevi monarşisinin varisi Rıza Pehlevi’nin başkanlık ettiği laik demokratik bir hükümetin kurulmasını savunan bir siyasi eylem ağıdır.

3. Ceyş’ül Adl (Adalet Ordusu) – Ceyş’ül Adl İran’ın güneydoğusundaki Sistan-ı Belucistan eyaletinde bir Beluci devleti kurmayı amaçlayan Vehhâbî Beluci milliyetçi bir örgüttür.

4. Halkın Mücahitleri Örgütü- Halkın Mücahitleri rejim değişikliğini ve İslam Cumhuriyeti’nin yıkılmasını hedefleyen militan bir terör örgütüdür.

5. İran Kürdistan Demokrat Partisi

İran Kürdistan Demokrat Partisi İran’ın Kürt bölgelerinde bir Kürt devleti kurmak isteyen terörist bir Kürt grubudur.[19]

Balkan Cephesi ve Halkın Mücahitleri Örgütü’nün Rolü

İran’a karşı savaş sadece Orta Doğu ile sınırlı değil. Amerikalılar ve İsrailliler, Latin Amerika’dan Asya’ya kadar tüm kıtalara yayılan küresel bir İran karşıtı koalisyon kurdular. Balkanlar, ABD / İsrail ittifakının İran’la ve Güneydoğu Avrupa halklarıyla olan geleneksel bağlarıyla mücadele ettiği önemli bir bölge olmuştur.

Arnavutluk, İran’a karşı ABD / İsrail ittifakının yanında yer alan önemli bir devlet haline geldi. 2016’dan beri, İslam Cumhuriyeti’ni devirmek için savaşan ve İran’a karşı sayısız terör eylemi gerçekleştiren İranlı terör örgütü Halkın Mücahitlerine ev sahipliği yapıyor. Edi Rama’nın başbakanlığı döneminde Arnavutluk, Balkanlar’da İsrail’in çok önemli bir müttefiki haline geldi. ABD destekli gayrimüslim bir elit tarafından yönetilen Müslüman çoğunluklu Arnavutluk, İsrail’e siber güvenlik, polis ve gizli servis aygıtı üzerinde büyük bir erişim ve güç tanıdı. 2018’de Arnavutluk, Halkın Mücahitleri Örgütü ve İsrail adına bir dizi İranlı diplomatı sınır dışı etti ve 2022’de Başbakan Benjamin Netanyahu’nun 2018’de Arnavutluk’a yaptığı talebi yerine getirerek ülkedeki İran büyükelçiliğini kapattı.[20] İsrail Evi Arnavutluk Başkanı Indrit Kolleshi’nin belirttiği gibi: İran, Filistin Yönetimi, Hamas, Suriye ve Hizbullah’ı finanse etmesi nedeniyle ABD ve İsrail tarafından dünyadaki en büyük terörizm sponsorlarından biri olarak kabul ediliyor.[21]

İran hükümetinin Münafıklar olarak adlandırdığı, İran Halkın Mücahitleri Örgütü, İran Ulusal Direniş Konseyi olarak da bilinmektedir ve bu örgütün İran’a karşı uzun bir terör geçmişi vardır. Örgüt 1970’lerde Şah’ı devirmek için Müslüman din adamlarıyla birlikte hareket etti. İslam İnkılâbı’ndan sonra, kendilerine iktidar pozisyonları vermeyen iktidardaki din adamlarıyla çatışmaya girdi. Çatışma, örgütün birçok önde gelen İranlı yetkiliyi ve güvenlik gücünü öldürdüğü bir savaşa dönüştü. İslam hükümetine karşı savaşı kaybettikten sonra, örgüt 1981’de Fransa’ya sürgüne gitti. 1983’te örgütün büyük bir kısmı Irak’a taşındı ve Saddam Hüseyin rejimi onu İran’a karşı kullandı. Amerikalılar 2003’te Saddam Hüseyin’i devirdiğinde, örgüt güvenli sığınağını kaybetti. Irak’ın yeni yöneticileri, örgütü Saddam Hüseyin rejimiyle işbirliği yapmakla suçladı ve ülkeden çıkarılmasını istedi.[22] Amerikalılar, örgütü nihayet 2013 ile 2016 yılları arasında Arnavutluk’a yerleştirdi.

Başkomutanı Meryem Recevî tarafından bir tarikat gibi yönetilen örgütün Arnavutluk’taki paramiliter kampını sürdürmesine yardımcı olan Körfez ülkelerinden büyük miktarda fon aldığına inanılıyor. Örgüt, Arnavutluk’taki üssünü kullanarak İran hükümetine uydu televizyon kanalı, internet ve İslam Cumhuriyeti içindeki yeraltı ‘direniş hücreleri’ ağı aracılığıyla saldırılar düzenliyor ve terör faaliyetleri yürütüyor. Örgüt, İran ve Irak’ta terör örgütü olarak ilan edilmiş olup, 2008 ile 2013 yılları arasında listeden çıkarılana kadar Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği, Japonya ve Kanada tarafından da terör örgütü olarak listelenmiştir.[23] Örgütün birçok ülkede faaliyet göstermesine izin verilmemekte ve komutanlarının birçoğu İran ve Irak’taki suçlardan aranmaktadır.

İran hükümetinin düşmanı olan Halkın Mücahitleri Örgütü, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’deki güvenlik kurumları tarafından desteklenmektedir. İsrail’deki Disiplinlerarası Herzeliya Merkezi’ndeki Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü gibi Mossad’ın öncü kuruluşları örgütü çok övüyor[24] ve Batı’daki birçok kurum gibi, on yıl önce terör örgütü olarak listelenmiş olmasına rağmen, onu “İran muhalefeti” olarak etiketlemeyi tercih ediyor.

Arnavutluk’a taşınmalarıyla İsrail, örgütün uzmanlığından yararlanmayı ve İran’a karşı karma savaşını Orta Doğu’dan Güneydoğu Avrupa’ya genişletmeyi başardı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki İsrail lobisi, örgütün Arnavutluk’tan İran’a karşı faaliyetleriyle çok ilgileniyor. Haziran 2020’de Başbakan Edi Rama, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Amerikan Yahudi Komitesi’ni ziyaret ettiğinde, Arnavutluk’un örgüte verdiği desteği ve İran’a karşı düşmanlığını göstererek Yahudi örgütlerine övündü.[25]

Halkın Mücahitleri Örgütü’nun Arnavutluk’taki güvenliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Arnavutluk hükümetleri tarafından sağlanmaktadır. 2012’de terörist listesinden çıkarıldıktan sonra, Amerika Birleşik Devletleri, 2013 yılında örgütü Irak’tan Arnavutluk’a taşımaya başladı.[26] Bu, kamuoyuna hiç gösterilmeyen bir anlaşmaydı. Örgüt, 1980’lerde Amerikan karşıtı Marksist bir örgüt olmasına rağmen, ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra, hayatta kalan lideri Meryem Recevî grubu dönüştürdü ve onu Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e bağımlı hale getirdi.

MEK, 14 Ağustos 2002’de Washington DC’de İran’ın nükleer programının varlığını ortaya çıkardığında Batı’da büyük ilgi çekti. Seymour Hersh ve Connie Bruck’a göre, İran’ın gizli nükleer programını ortaya çıkarmak için Halkın Mücahitleri Örgütü’nü kullanan İsrail gizli servisi Mossad idi.[27] İsrail, 2012’den beri İranlı bilim insanlarını öldürmek için Halkın Mücahitleri teröristlerini kullanıyor.[28] Örgüt ve İsrail arasındaki işbirliği devam ediyor ve İranlı yetkililer, devlet kurumlarına yönelik siber saldırılardan[29] ve birçok yetkilisinin öldürülmesinden Mossad ve Halkın Mücahitleri Örgütü’nü sorumlu tutuyor.

Örgüt, 2018’de İsrail ve Trump yönetimi için çok faydalı olduğunu kanıtladı. İran’a karşı sahte terör iddiaları sayesinde, ABD ve İsrail yetkilileri Arnavutluk’u İran büyükelçisini ülkeden sınır dışı etmeye, birçok İranlı STK’yı kapatmaya ve İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerini düşürmeye zorladı.[30] Örgütün İran’a karşı kullandığı dil, İsrail ve Mossad yetkililerinin kullandığı dile benziyor. Örgütün İslami kurumlara, üniversitelere, İslami vakıflara, bilimsel kurumlara, İslam İnkılâbı Muhafızları Ordusu’na ve İran İstihbarat Bakanlığı’na yönelik saldırıları, İsrail yetkililerinin kullandığı saldırılara benziyor.[31] Örgütün İran’a karşı yaptığı saldırıların koordinasyonu, örgüt ve İsrail lobicilerinin ABD Kongresi’ni, İran’a karşı saldırılarında örgütün dilini açıkça desteklemeye ve benimsemeye zorlamasını sağladı.[32]

Halkın Mücahitleri Örgütü 2016 yılında Arnavutluk’a getirildiğinde, ABD hükümeti onların yer değiştirmesi için UNHCR’ye 20 milyon ABD doları bağışladı.[33] Amerikalılar, Arnavut halkı varlıklarını reddetmesine ve Edi Rama hükümetini onları barındırdığı için kınamasına rağmen, Arnavut hükümetine güvenliklerini sağlamasını emretti. Tiran’daki ABD Büyükelçiliği, 2016’dan beri Arnavut politikacıları ve medyayı örgütün varlığı ve yasadışı faaliyetleri hakkında sessiz kalmaları için baskı altına aldı. Obama ve Joe Biden yönetimleri kendilerini örgüt ile kamuoyu önünde ilişkilendirmekten kaçınırken, Trump yönetimi yetkilileri ve ABD’deki koyu Siyonist politikacılar örgütle çok yakın ilişkiler kurdu. Eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence[34] ve Başkan Donald Trump döneminde Dışişleri Bakanı olan Mike Pompeo[35] örgütün kampını ziyaret ederek örgütün İslam Cumhuriyeti’ne karşı savaşına destek sundu.

Halkın Mücahitleri Örgütü, NATO üyesi ve ABD’nin yakın müttefiki olan Arnavutluk’u İran’a karşı karma bir savaş yürütmek için kullanıyor. Onların savaşı psikolojik, propagandist ve çoğu zaman terörizmi içeriyor. 2018’de Manza’da bir paramiliter kamp kurduktan sonra, örgüt 2019’da Arnavutluk’ta ilk “Özgür İran Zirvesi”ni düzenledi ve burada Trump’ın kişisel avukatı Rudy Giuliani ve John Bolton da dahil olmak üzere bir dizi Siyonist ve İslamofobik Batılı politikacıyı ağırladı.[36] Bu etkinlikte, Arnavutluk’a insani gerekçelerle yerleşen örgüt, başlangıçtaki insani iddialarını değiştirerek amacının İran hükümetiyle savaşmak olduğunu açıkladı.[37]

İran ve uluslararası medyanın örgütün Arnavutluk’taki faaliyetlerine ilişkin suçlamaları sayısızdır. Temmuz 2022’de örgüt, başkent Tahran’ın güneydoğusundaki İslam İnkılâbı Muhafızları’nın paramiliter gücü Besic milislerinin Malik Eşter üssüne yönelik askeri bir saldırı düzenlediğini itiraf etti.[38] El Cezire gazetecileri 2018’de dünyaya, örgütün Arnavutluk’ta bir trol çiftliği işlettiğini, buradan interneti kullanarak Batı medyasını ve kurumlarını hedef aldığını, şantaj yaptığını, baskı uyguladığını ve İran’a karşı etkilediğini açıkladı.[39] Arnavutluk Ceza Kanunu’nun 230. maddesi örgütün faaliyetlerini terörizm olarak sınıflandırıp 15 yıl ila ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırsa da, Arnavutluk terörle mücadele polisi ve savcıları yasaları örgüte karşı hiçbir zaman uygulamadı. Yer değiştirmelerinden bu yana örgüt, kendileri hakkında yazan birçok Batılı ve Arnavut gazeteciye saldırdı.[40] Yasadışı faaliyetlerini ve insan hakları ihlallerini araştırma veya bildirme cesaretini gösteren herhangi bir kişi veya medya, örgüt tarafından İran ajanı olarak karalanmaktadır.

Halkın Mücahitleri Örgütü, Arnavutluk’ta devlet içinde devlet kurmuştur. Arnavutluk hükümetinin tam desteğine sahiptir. Tiran’daki ABD Büyükelçiliği, İçişleri Bakanlığı, Gizli Servis ve Terörle Mücadele Polisi, örgüte tam güvenlik sağlamakta ve hatta örgütü terk edip sivil bir hayat yaşamak isteyen firarilere karşı yürüttüğü savaşta bile örgütü desteklemektedir.[41] Örgüt, İsrail büyükelçiliği tarafından da desteklenmektedir; İsrail büyükelçisi, Arnavutluk’ta grupla görüşmeyi resmi olarak kamuoyuna açıklayan tek yabancı büyükelçidir.[42]

Arnavutluk’ta barındırılan örgüt üyelerinin kesin sayısı, Arnavut yetkililer veya Amerikalılar tarafından hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmamıştır. 2016 yılında Voice of America, Arnavutluk’un 2000 örgüt üyesini kabul ettiğini bildirmişti,[43] diğer medya kuruluşları 3000 olduğunu iddia etmişti, ancak 2018’de Arnavutluk İstatistik Enstitüsü, yaklaşık 4000 İranlının ülkede sığınma hakkı aldığını gösterdi.[44] Arnavutluk Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Özel Mahkemesi tarafından 2022 yılında verilen bir mahkeme belgesi, Manza kampında ikamet eden örgüt üyelerinin sayısının 2500 olduğunu, 400’ünün örgütü terk ettiğini ve 300’ünün Avrupa Birliği ülkelerine yasadışı yollarla gittiğini belirtti.[45]

Halkın Mücahitleri Örgütü 2018 yılında Durres iline bağlı Manza kasabasında paramiliter kamplarını kurduktan sonra, imajını yeniden şekillendirmeye ve Arnavutluk’u İran ve İranlılar için girilemez bir bölge haline getirmeye çalıştı. Irak’taki varlıkları sırasında örgüt, Mesud ve Meryem Recevî’den oluşan bir karı koca ekibi tarafından yönetiliyordu. Mesud, örgüt içinde bir kişilik kültü oluşturmuştu. Ancak, Mayıs 2003’te ABD güçlerinin Irak’taki örgüt üssünü işgal etmesinden bu yana Mesud ortadan kayboldu ve grubun liderliği karısı Meryem’e geçti.[46] Meryem ve örgüt komutanlığı Mesud Recevî’nin akıbeti hakkında hiçbir ayrıntı vermiyor ve sıradan üyeler onun hala hayatta olduğuna inandırılıyor. Asıl adı Meryem Kaçar Azodanlı olan Meryem Recevî, Mesud Recevî’nin üçüncü karısıdır. Günümüzde örgütün en üst düzey lideri olarak hareket ediyor ve grubu, başörtülü kadınların erkeklere hükmettiği bir anaerkil kült haline getirdi. Meryem, Batı medyasına kendisini İran Ulusal Direniş Konseyi’nin seçilmiş başkanı olarak tanıtmayı seviyor. Örgüt içinde, İran Ulusal Direniş Konseyi Güvenlik ve Terörle Mücadele Komitesi başkanı olarak görev yapan, hayatta kalan ilk kocası Mehdi Ebrişemci tarafından desteklendiğine inanılıyor.

Meryem Recevî ve kadın komutanları, İran’daki dinî kurumun yaydığı köktenci imaja karşı Batı liberal değerlerine kabul edilebilir bir anlatı sunmak amacıyla tarikatın anaerkil bir imajını sergiliyorlar. Örgütün ilk ideolojisi İslam, Marksizm ve terörizmin bir karışımı iken, ABD’nin Irak’a müdahalesi ve Saddam Hüseyin’in yenilgisinden sonra örgüt, ilk iddialarının çoğundan vazgeçti. Anti-Siyonist ve anti-emperyalist duruşunu terk ederek, kendisini ABD emperyalizmine ve İsrail’e hizmet eden, İslam karşıtı, Filistin karşıtı, İran karşıtı, Siyonizm yanlısı bir örgüt olarak konumlandırdı. Meryem Recevî, İngiliz politikacılara örgütün amacının Tahran’ın Hamas, Hizbullah ve diğer militan gruplara yaptığı finansmanı sona erdirmek olduğunu söyledi.[47] Meryem, 2013’te yayımladığı 10 maddelik manifestoda, amaçlarını İran’daki İslami hükümetin devrilmesi, Velayet-i Fakih makamının kaldırılması, İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu’nun, Kudüs Gücü’nün, Besic milislerinin, İstihbarat Bakanlığı’nın, Kültür İnkılâbı Konseyi’nin feshedilmesi, İslam’ı destekleyen kurumların kapatılması, şeriatın kaldırılması ve İslam mahkemelerinin feshedilmesi olarak ilan etti. Recevî, din ve devletin ayrılmasını savunuyor. İran’da İslam’ın üstünlüğüne son vermek ve etnik azınlıklara özerklik tanımak istiyor.[48] Örgütün kurmak istediği İran devleti, Yarbay Ralph Peters’ın 2006 yılında Silahlı Kuvvetler dergisinde yayımlanan “Kanlı Sınırlar: Daha İyi Bir Orta Doğu Nasıl Görünürdü” başlıklı makalesinde önerdiği İran’a benziyor:

Kontrolü zor sınırlara sahip bir devlet olan İran, Birleşik Azerbaycan, Özgür Kürdistan, Arap Şii Devleti ve Özgür Belucistan’a çok fazla toprak kaybedecek, ancak bugünkü Afganistan’daki Herat çevresindeki illeri kazanacaktı; bu bölge, tarihsel ve dilsel olarak Farsça ile yakınlık gösteriyordu. İran, fiilen yeniden etnik bir Fars devleti haline gelecekti ve en zor soru, Bender Abbas limanını elinde tutması mı yoksa Arap Şii Devleti’ne teslim etmesi mi olacağıydı.[49]

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 2006’da belirttiği gibi, Amerika Birleşik Devletleri, Suriye ve İran’ın İsrail’e karşı savaşan Şiilere verdiği desteği ele alacak yeni bir Orta Doğu yaratmak istiyor.[50] Meryem Recevî’nin kitle imha silahlarından arındırılmış, etnik grupların özerkliğe sahip olacağı ve din adamlarının hiçbir güce sahip olmayacağı İslam dışı bir İran için yaptığı açıklama, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in gelecekteki bir Orta Doğu’da yaratmak istediği İran’dır. Bu İran, zayıf, parçalanmış, birbirleriyle savaşan etnik gruplara bölünmüş, birleştirici unsur olarak hizmet eden İslam’ın tamamen ortadan kaldırılacağı bir ülke olacaktır. Meryem Recevî’nin İran’ı, Amerikalıların Arap Baharı döneminde yarattığı Balkanlaşmış Irak ve Suriye’ye benziyor; burada Sünniler, Şiiler, Aleviler, Türkmenler ve Kürtler birbirleriyle savaşıyor ve kendi ayrı devletlerini kuruyorlardı. Böyle bir İran, Filistin bağımsızlık savaşına yardım etmeyecek, aksine Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in bir vasal devleti olacaktır.

Halkın Mücahitleri Örgütü, yer değiştirmesinden bu yana, İranlı savaşçılardan oluşan bir orduyu yönettiği devlet içinde bir devlet kurdu. Meryem Recevî, Arnavut politikacılara ve örgüt üyelerine çok yakında İran’ı özgürleştireceğini ilan ediyor. Bu iddiaları, örgütün paralı lobicisi tarafından destekleniyor. Temmuz 2017’de John Bolton, örgütün Paris’teki bir toplantısında 2018’in sonuna kadar İran’daki rejimin düşeceğini söyledi.[51] Trump’ın kişisel avukatı Rudy Giuliani, 2018’de Tiran’da İran’da rejim değişikliği çağrısında bulundu.[52] Örgütün İsrail yanlısı Batılı politikacılarla düzenlediği konferanslarda Recevî, İran’da yakında bir rejim değişikliğinin geleceğine dair söz veriyor. Örgüt, Arnavutluk’taki üssünü İran’a karşı siber saldırılar başlatmak için bir merkez olarak kullanıyor. AB kurumlarından İran kurumlarını kara listeye almalarını ve AB politikacılarından ve kurumlarından İran ile diplomatik ilişkilerini kesmelerini talep ediyorlar.[53]

ABD ve İsrail, örgütün uzmanlığından yararlanarak İran’ı şeytanlaştırdı ve Avrupa Birliği’nden izole etti. Örgütün lobiciliği, sahte haber kampanyası, çevrimiçi propagandası ve 2018’den beri İsrail’in talepleri sayesinde, Eylül 2022’de Arnavutluk İran ile diplomatik ilişkilerini kesti.[54] 2018’de Arnavutluk iki İranlı STK’yı, bir okulu kapattı ve İran vatandaşlarının banka hesaplarını dondurdu. Benzer bir adım 2015’ten beri Kosova’da da atıldı.[55]

2023’te Avrupa Parlamentosu, 2018’deki Halkın Mücahitleri Örgütü/ İsrail talebini yerine getirerek İslam İnkılâbı Muhafızları Ordusu’na yaptırımlar uyguladı.[56] Birçok İsrailli ve örgüt yanlısı Avrupalı ​​milletvekili ise İslam İnkılâbı Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesini talep etti. Örgüt, 2022’de Mehsa Emini’nin ölümü bahanesiyle İran’a karşı ayaklanmaları kışkırtmada etkili oldu. Örgüt kampının bulunduğu Arnavutluk, Eylül 2022’de İranlıları ayaklanmaya ve İslam Cumhuriyeti’ni devirmeye çağıran yaklaşık 2 milyon tweet üretti.[57] Arnavutluk’tan birçok internet sitesi işleten örgüt, ülke içinde yüzlerce Arnavut’u bünyesine kattı ve bunları İran’a sanal saldırılar düzenlemek ve sahte haberler yaymak için kullanıyor.

Güneydoğu Asya Cephesi

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in Güneydoğu Asya’da İran’a yönelik stratejisi üç ana yöne odaklanmıştır. Birincisi, İsrail’in imajını tehdit eden, Filistin meselesi için Müslüman desteğini harekete geçiren ve İsrail’in bölgedeki Müslüman çoğunluklu ülkelerle diplomatik ilişkiler kurma girişimlerini zorlaştıran siyasi İslam’la mücadeledir. İkincisi, Sünni grupları kullanarak veya manipüle ederek İran’ın, İslam İnkılâbı ideolojisinin ve Şii İslam’ın teolojik olarak şeytanlaştırılmasıdır. Üçüncüsü ise ABD / İsrail’in İran’ı bir güvenlik tehdidi olarak gösterme, İran büyükelçiliklerini bölgeden kaldırma, İranlı diplomatları ve hükümet kurumlarını kara listeye alma ve nihayetinde bölgesel hükümetleri İslam Cumhuriyeti ile ekonomik ve kültürel alışverişlerini durdurmaya zorlama çabasıdır.

Balkan ve Arap ülkelerinin deneyimine dayanarak, İsrail Güneydoğu Asya’daki Müslüman çoğunluklu ülkelerle ilişkilerini “normalleştirmeye” çalışmıştır. Normalleşmenin ardından İsrail, siyasi İslam’la mücadelesinde ve Filistin meselesinde ortaklar kazanmaya çalışmaktadır. Balkan ve Arap deneyimi, ilişkilerin normalleştirilmesinden sonra İsrail’in, genellikle İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) subayları olan diplomatlarını ev sahibi ülkelere gönderdiğini göstermektedir. Kültürel ve güvenlik ilişkileri kurmaya büyük yatırım yapıyor ve Filistin’i destekleyen siyasi İslam ve Müslüman entelektüellere karşı mücadele etmek için yerel güvenlik teşkilatlarını desteklemeye ve etkilemeye çalışıyor.[58] İsrail bunu kendi başına yapamadığında, terörizm ve aşırıcılıkla mücadele bahanesiyle yerel Müslüman topluluklara, örgütlera ve bireylere zulmetmek ve casusluk yapmak için ABD Büyükelçiliklerini kullanıyor. İsrail ve ABD yetkilileri, ev sahibi Müslüman hükümetlere, Balkan bağlamında Filistin’deki İsrail ırkçılığını meşrulaştırmayı veya Filistin meselesini desteklemeyi reddeden İslam uluslarına karşı mücadele anlamına gelen “küresel terörizmle mücadeleye” katılmaları için baskı yapıyor.[59]

İsrail, Siyonist gündemini destekleyecek ortaklar bulamadığı Malezya gibi ülkelerde ise casusluğa ve terörizme başvurmuştur. 2018’de Kuala Lumpur’da İsrail Mossad’ı tarafından öldürülen Fadi M. Albatsh örneği, İsrail’in Filistin’e karşı mücadelesine katılmayı reddeden Müslüman çoğunluklu ülkelerde hedeflerine ulaşmak için devlet terörizmini nasıl kullandığını gösteren bir örnektir.[60] İsrail, İran, Tunus, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suriye gibi Müslüman çoğunluklu ülkelerde birçok Arap ve İranlı direniş savaşçısını öldürerek bir dizi terör saldırısı düzenledi.[61] Malezya örneğinde ise, Hamas ve diğer Filistin direniş örgütlerine mensup olduğundan şüphelendiği Filistinlileri kaçırmak ve işkence etmek için yerel Malezyalıları bile işe aldı.[62]

İsrail ve Siyonist gruplar, Güneydoğu Asya’daki Müslüman çoğunluklu ülkeleri yakından izliyor. Bölgede yaşayan camileri, üniversiteleri, İslami STK’ları ve Müslüman gurbetçileri Filistin yanlısı ve İsrail karşıtı tutumları nedeniyle izliyorlar. Bu tür bir izleme örneği, 2012’de Simon Wiesenthal Merkezi’nin Siyonizm’i eleştirdikleri gerekçesiyle Malezya kurumlarına ve camilerine saldırdığı Federal Bölge İslam İşleri Dairesi’ne (JAWI) yapılan saldırıdır.[63] İsrail Mossad’ının, Filipin, Malezya, Tayland, Türkiye, Arap ve İran vatandaşlarını ve Filistin’i destekleyen faaliyetlerini izlediği Güneydoğu Asya için bir hedef listesi bile bulunmaktadır. 2018’de Kuala Lumpur’da Mossad tarafından öldürülen Fadi M. Albatsh, Güneydoğu Asya’daki Filistin yanlısı aktivistleri izleyen ve takip eden Mossad tarafından yönetilen Khalas – Hamas web sitesinin Malezya bölümünde listelenmişti.[64] İsrail, özellikle Filistin yanlısı duyguların güçlü olduğu Malezya ile ilgilenmektedir. İsrail ve Siyonist gruplar, Malezyalı yetkililere bile saldırmıştır. Malezya’nın eski Başbakanı Mahathir Muhammed’e İsrail ve Siyonizm’e karşı tutumu nedeniyle yaptıkları saldırı bunun bir örneğidir.[65]

İsrail, Malezya ve Güneydoğu Asya’yı terörizm, casusluk ve karalama kampanyasıyla hedef almanın yanı sıra, Malezya ve Endonezya’yı barışçıl yollarla satın almaya da çalıştı.[66] İsrail özellikle Endonezya’ya çok yatırım yaptı. Endonezyalı Müslüman din adamlarını İsrail’i ziyaret etmeye davet etti[67] ve 2004 yılında İslam’ın İsrail ile bir sorunu olmadığını, ancak İsrail’e karşı düşmanlığın Arap propagandası tarafından kaynaklandığını ilan eden eski başkan Abdurrahman Vahid’i bile kazanmayı başardı.[68] Donald Trump’ın başkanlığı sırasında, Amerikalılar Endonezya’ya, birçok Sünni Arap devletinin İbrahim Anlaşmaları aracılığıyla yaptığı gibi, İsrail ile ilişkilerini “normalleştirmesi” karşılığında 1 milyar ABD doları sözü verdi.[69]

İsrail / ABD’nin Güneydoğu Asya’da siyasi İslam’a karşı mücadelesinin bir parçası da İran’ın şeytanlaştırılması ve tecrit edilmesidir. İsrail, İran’a ve bölgedeki varlığına karşı psikolojik savaş yürütmek için Endonezya ve Tayland gibi ülkeleri kullanmaktadır. Batı’da ve Balkanlarda normal bir uygulama olduğu gibi,[70] İsrail Mossad’ı da Güneydoğu Asya medyasında sık sık sahte haberler yayarak, İran casuslarının Malezya ve Endonezya’da faaliyet gösterdiğini ve Taylandlı Müslümanları İran için casusluk yapmaya yönlendirdiğini iddia etmektedir.[71] Bu korku yayma amaçlı hikâyeler daha sonra İsrail[72] ve Batı medyası tarafından yeniden üretilmekte ve Güneydoğu Asya hükümetlerine İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerini kesmeleri veya kısıtlamaları için baskı yapmak amacıyla kullanılmaktadır.

ABD / İsrail ittifakı, Balkanlar ve Avrupa’da olduğu gibi Güneydoğu Asya’da İran’ı tamamen tecrit etmeyi, siyasi İslam’ı şeytanlaştırmayı ve Filistin meselesine desteği sona erdirmeyi başaramamış olsa da, bölge ülkelerini İran’a karşı cezalandırıcı önlemler almaya itmeyi başarmıştır. Amerikalıların baskısı altında, Endonezya 2021 yılında Güneydoğu Asya ülkesinin sularında yasadışı petrol transferi yaptığından şüphelenilen İran ve Panama tankerlerine el koydu.[73] Endonezya ve Malezya’da, Şiiler sapkınlar ve ulusal güvenlik tehdidi olarak ilan edildi.[74] ABD’nin Güneydoğu Asya üzerindeki baskısı, İran’ı Endonezya, Malezya, Singapur, Filipinler ve Tayland ile normal ticareti durdurmaya zorladı.[75] ABD yaptırımları ve tehditleri, Güneydoğu Asya hükümetlerini İran vatandaşlarının ve şirketlerinin banka hesaplarını kapatmaya ve binlerce İranlıyı bölgeden ayrılmaya zorladı. 2022’de İran’ın Mahan Air şirketi, ABD yaptırımları tehdidi altında Malezya havaalanlarının uçaklara yakıt ikmali yapmayı reddetmesi üzerine Malezya’ya uçuşlarını durdurmak zorunda kaldı.[76] Bu yaptırımlar ve tehditler, bölgedeki İranlıların hayatını çok zorlaştırdı.

Ancak, Güneydoğu Asya’nın Müslüman çoğunluklu iki ülkesi olan Endonezya ve Malezya, şimdiye kadar İran ile diplomatik ilişkilerini kesmediler, İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmadılar, Filistin meselesini terk etmediler ve İran İslam Cumhuriyeti’ne ve İnkılâbi İslam’a karşı savaşan terörist gruplara ev sahipliği yapmadılar.

Sonuç

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in Balkanlar ve Güneydoğu Asya’da İran İslam Cumhuriyeti’ne, İnkılâbi İslam’a ve Filistin meselesine karşı yürüttükleri karma savaş yöntemleri, Siyonist ittifakın Filistin meselesine karşı küresel ölçekte kullandığı uluslararası girişimleri, stratejileri ve taktikleri ortaya koymaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin İran İslam Cumhuriyeti ile olan çatışması, resmi ABD / İsrail propagandasının iddia ettiği gibi demokrasi, insan hakları veya terörizmle ilgili değildir. İran’a karşı mücadele, İsrail’in İslam medeniyeti ve Filistin üzerindeki hayatta kalması ve zaferiyle ilgilidir. Siyonizm’in 1917 Balfour Deklarasyonu ve 1948’de İsrail’in kurulmasıyla İslam’a karşı başlattığı savaş, geçen yüzyılda uluslararası Siyonizm’in Osmanlı İmparatorluğu, Arap milliyetçiliği ve siyasi İslam üzerindeki zaferini göstermiştir.

1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, ABD / İsrail ittifakı Arap milliyetçiliğine karşı mücadelesinde büyük başarılar elde etti. Irak, Libya, Sudan, Yemen ve Suriye’nin yıkımı, Basra Körfezi’ndeki kalan Arap devletlerini İsrail’in zaferini kabul etmeye, “normalleşme” anlaşmaları ve İbrahim Anlaşmalarını imzalamaya ve Filistin’in kurtuluşuna olan desteklerini tamamen terk etmeye zorladı. Orta Doğu’da Filistin meselesini resmen destekleyen son büyük İslam ülkesi İran’dır. Bu nedenle ABD ve İsrail, İslam Cumhuriyeti’nin yıkımı için böylesine uluslararası bir karma savaş yürütüyor.


[1] William L. Cleveland ve Martin Burton, A History of the Modern Middle East, Philadelphia, PA: Westview Press, 2009, s. 415.

[2] Sayyid Ruhollah Musavi Khomeini, “A Call to Divine Unity: Letter of Imam Khomeini to President Mikhail Gorbachev,” The Institute for Compilation and Publication of Imam Khomeini’s Works, January 1, 1989. https://www.al-islam.org/call-divine-unity-letter-imam-khomeini-president-mikhailgorbachev-sayyid-ruhullah-musawi-khomeini-1 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[3] Rachel Brandenburg, “Iran and the Palestinians.” United States Institute of Peace, 13 Ekim 2010. https://iranprimer.usip.org/resource/iran-and-palestinians (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[4] Efraim Karsh, The Iran–Iraq War: 1980–1988, Osprey Publishing, 2002, s. 12–16.

[5] Hamid Dabashi, “Who is the ‘Great Satan’?”, Al Jazeera, 20 Eylül 2015. https://www.aljazeera.com/opinions/2015/9/20/who-is-the-great-satan (Erişim tarihi 20 Ağustos 2022).

[6] Jubin Goodarzi, “Iran and Syria at the Crossroads: The Fall of the Tehran-Damascus Axis?,” Middle East Program, Wilson Center, Ağustos 2013. https://www.wilsoncenter.org/sites/default/files/media/documents/publication/iran_syria_crossroads_f all_tehran_damascus_axis.pdf (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[7] Rachel Brandenburg, “Iran and the Palestinians.” United States Institute of Peace, 13 Ekim 2010. https://iranprimer.usip.org/resource/iran-and-palestinians (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[8] Seth J. Frantzman, “Iran reveals ‘untold story’ of arming Palestinians in Gaza”, The Jerusalem Post, 11 Ocak 2022. https://www.jpost.com/middle-east/article-692178 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[9] Michael Segall, “Iran: The Regional Power Behind the Hamas War Effort.” Jerusalem Center For Public Affairs, 15 Temmuz 2014. https://jcpa.org/article/iran-the-regional-power-behind-the-hamas-wareffort/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[10] Eitan Azani, Hezbollah: The Story of the Party of God: From Revolution to Institutionalization, Berlin: Springer, 2011.

[11] Raphael Ahren, “Netanyahu Reveals Site Where Iran ‘Experimented on Nuclear Weapons Development’.” The Times of Israel, 9 Eylül 2019. https://www.timesofisrael.com/pm-revealssecret-site-where-iran-experimented-on-nuclear-weapons-development/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[12] Josh Levs, “A Summary of Sanctions against Iran.” Cable News Network (CNN), 23 Ocak 2012. https://edition.cnn.com/2012/01/23/world/meast/iran-sanctions-facts/index.html (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[13] Julian Borger ve Patrick Wintour, “Trump Administration Unveils Full Extent of US Sanctions on Iran.” The Guardian, Kasım 2018. https://www.theguardian.com/world/2018/nov/05/iranlaunches-military-drill-response-return-us-sanctions (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[14] Alison Tahmizian Meuse, “Israel Inks Twin Arab Treaties with UAE, Bahrain”. Asia Times, 16 Eylül 2020, https://asiatimes.com/2020/09/israel-inks-twin-arab-treaties-with-uaebahrain/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[15] Sam Zieve Cohen, “UAE’s Al Otaiba Goes Behind the Scenes of the Abraham Accords”. Jewish Insider, 30 Eylül 2020. https://jewishinsider.com/2020/09/uae-ambassador-al-otaiba-details-thebehind-the-scenes-on-the-uae-deal/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[16] Jonathan Marcus, “Israel and Saudi Arabia: What’s shaping the covert ‘alliance’.” BBC, 24 Kasım 2017. https://www.bbc.com/news/world-middle-east-42094105 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[17] Amir Tibon, “Warsaw Summit Will Test U.S. Gamble on Israeli-Arab Pact Against Iran.” Haaretz, 13 Şubat 2019. https://www.haaretz.com/us-news/2019-02-13/ty-article/.premium/warsawsummit-will-test-u-s-gamble-on-israeli-arab-pact-against-iran/0000017f-dc20-d856-a37ffde078680000 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[18] 18 Adam Taylor, “Behind Biden’s gaffe lie real concerns about allies’ role in rise of the Islamic State Image without a caption,” The Washington Post, 6 Ekim 2014. https://www.washingtonpost.com/news/worldviews/wp/2014/10/06/behind-bidens-gaffe-somelegitimate-concerns-about-americas-middle-east-allies/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[19] Casey Donahue, “Profiles: Iranian Opposition Groups.” United States Institute of Peace,  2 Temmuz 2020. https://iranprimer.usip.org/blog/2020/jul/02/profiles-iranian-opposition-groups (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022).

[20] Bakınız: Olsi Jazexhiu, “How did Israel go from Pariah to become God’s Chosen Nation in the Balkans?” The Long View, Temmuz 2021, 3-5.

[21] Indrit Kolleshi, “Irani, financues i terrorizmit ndërkombëtar dhe rrezik për Izraelin”, Izraeli Sot, 6 Şubat 2023. https://www.izraelisot.com/2023/02/06/irani-financues-i-terrorizmit-nderkombetardhe-rrezik-per-izraelin, (Erişim tarihi: 2 Şubat 2023).

[22] Abigail Hauslohner, “Iranian Resistance Group a Source of Contention in Iraq,” Time Magazine, 5 Ocak 2008. http://content.time.com/time/world/article/0,8599,1869532,00.html (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[23] Ben Smith, The People’s Mujahiddeen of Iran (PMOI). Number CBP 5020. UK: The House of Commons Library, Mart 2016. https://researchbriefings.files.parliament.uk/documents/SN05020/SN05020.pdf (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[24] Moshfegh, Reza, “MEK is Front Organization of Israeli Imperialism Against Muslims: Albanian historian.” Tehran Times, 25ANisan 2021. https://www.tehrantimes.com/news/460199/MEK-is-frontorganization-of-Israeli-imperialism-against-Muslims (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[25] Addressing AJC Virtual Global Forum, Albania Prime Minister Rama Recalls WWII Rescue of Jews. American Jewish Comittee (AJC). https://www.ajc.org/news/addressing-ajc-virtual-globalforum-albania-prime-minister-rama-recalls-wwii-rescue-of-jews (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022).

[26] Ashish Kumar Sen, “U.S. pushes Iranian dissidents to accept Albanian asylum offer”. The Washington Times, 18 Mart 2013. https://www.washingtontimes.com/news/2013/mar/18/usiranian-dissidents-accept-albanian-asylum-offer/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[27] Gareth Porter, “Guess Who Credits the Mossad with Producing the ‘Laptop Documents?’. Middle East Eye (MEE), 13 Şubat 2015. https://www.middleeasteye.net/opinion/guess-who-creditsmossad-producing-laptop-documents (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[28] Israel’s Mossad Trained Assassins of Iran Nuclear Scientists, Report Says”. Haaretz, 9 Şubat 2012. https://www.haaretz.com/2012-02-09/ty-article/israels-mossad-trained-assassins-of-irannuclear-scientists-report-says/0000017f-dbe2-df9c-a17f-fffacf500000 (Erişim tarihi: 18 Kasım 2015).

[29] “Suspect in Mossad attributed Tehran hack detained – report.” The Jerusalem Post, 15 Haziran 2022. https://www.jpost.com/middle-east/iran-news/article-709441 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[30] Olsi Jazexhiu, “How did Israel go from Pariah to become God’s Chosen Nation in the Balkans?” The Long View, Temmuz 2021, 3-5.

[31] Örnek olarak bakınız: Shamsi Saadati, “Iranian regime’s Islamic Culture and Communications Organization targeted in massive cyber offensive.” People’s Mojahedin Organization of Iran (PMOI), 3 Temmuz 2022. https://english.mojahedin.org/news/iranian-regimes-islamic-culture-andcommunication-organization-targeted-in-massive-cyber-offensive/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022) ve Shaul Shay, “The Terror Threat of Iran and Hezbollah in Europe.” Research Institute of European and American Studies. Athens: Greece, Ocak 2019.

[32] Congress.gov, “H.Res.118 – 117th Congress (2021-2022): Expressing support for the Iranian people’s desire for a democratic, secular, and nonnuclear Republic of Iran and condemning violations of human rights and state-sponsored terrorism by the Iranian Government.” 2 Nisan 2021. https://www.congress.gov/bill/117th-congress/house-resolution/118?s=1&r=28 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[33] Pamela Dockins, “US Praises Albania for MEK Resettlement.” VOA, 14 Şubat 2016. https://www.voanews.com/a/us-albania/3190311.html (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022).

[34] “Ex-Vice President Pence Visits Controversial Iranian Group In Albania.” Iran International, 24 Haziran 2022. https://www.iranintl.com/en/202206246901 (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022)

[35] “Pompeo Pays Controversial Visit To Iranian MEK Group In Albania.” Iran International, 17 Mayıs 2022. https://www.iranintl.com/en/202205178445 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[36] Ali Harb, “How Iranian MEK went from US terror list to halls of Congress.” Middle East Eye,  17 Temmuz 2019. https://www.middleeasteye.net/big-story/Iranian-MEK-US-terror-list-halls-congress-PMOIIran (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[37] “MEK Will Fight Iran Regime From New Ashraf-3 Base in Albania.” The Washington Times, 24 Temmuz 2019. https://www.washingtontimes.com/news/2019/jul/24/mek-will-fight-iran-regime-from-newashraf-3-base-/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[38] “Two Explosions Hit IRGC Base In The Iranian Capital.” Iran International, 2 Temmuz 2022. https://www.iranintl.com/en/202207021530 (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[39] Al Jazeera English, “Faking the online debate on Iran | The Listening Post (Feature).” 16 Eylül 2018. Youtube video, 9:40. https://www.youtube.com/watch?v=JKfSFa5tE_w (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[40] Channel 4 News, “The MEK: The shadowy cult Trump advisers back to rule Iran.” 10 Eylül 2018. Youtube video, 11:09. https://www.youtube.com/watch?v=3oIChqqSgzo (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[41] “Affidavit of Colonel (Retired) Wesley Martin presented to the Durres Court,” Gjykata e Rrethit Gjyqesor Durres, 19 Ekim 2020.

[42] Albanian media: Israeli ambassador meets with MEK terror group head”, Al Mayadeen, 11 Ekim 2022. https://english.almayadeen.net/news/politics/albanian-media:-israeli-ambassador-meets-withmek-terror-gro, (Erişim tarihi:  2 Şubat 2023).

[43] Pamela Dockins, “US Praises Albania for MEK Resettlement.” VOA, 14 Şubat 2016. https://www.voanews.com/a/us-albania/3190311.html (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022).

[44] “Deri më tani në Shqipëri kanë ardhur 4000 muxhahedinë.” Gazeta Telegraf, 24 Ağustos 2018. http://telegraf.al/kronike/deri-me-tani-ne-shqiperi-kane-ardhur-4000-muxhahedine/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[45] Judge Etleva Deda, “Control Permit Decision,” Albania’s Special Courts against Corruption and Organised Crime, 12 Temmuz 2022.

[46] Stephen Sloan ve Sean K. Anderson, “MUJAHIDEN”, Historical Dictionary of Terrorism. C. 38. Scarecrow Press, 2009, s. 451-454.

[47] Human Rights in Iran, Debate in the UK House of Commons, House of Commons Hansard, 28 Haziran 2016. https://hansard.parliament.uk/Lords/2016-12-08/debates/1117FCF0-EE8C-4A7A-BED2- DE9108AD65DC/IranHumanRights?highlight=Maryam+Rajavi#contribution-6C120466-1CAA4B8A-9EB6-E39D862B33EB (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[48] “Maryam Rajavi’s Ten Point Plan for Future Iran”, National Council of Resistance of Iran. https://www.ncr-iran.org/en/maryam-rajavis-ten-point-plan-for-future-iran/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022). 6 Şubat 2013, ” 2013 فوريه 2- طرح ده ماده اي براي آينده ايران-مريم رجوي” ,Rajavi Maryam vehttps://www.youtube.com/watch?v=ONecyq-uOiY (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[49] Ralph Peters, “Blood borders: How a better Middle East would look.” Armed Forces Journal (AFJ), 1 Haziran 2006. http://armedforcesjournal.com/blood-borders/ (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[50] Jeremy Branson, “Middle East: Rice Calls For A ‘New Middle East’.” Radio Free Europe/Radio Liberty (RFE/RL), 25 Temmuz 2006. https://www.rferl.org/a/1070088.html (Erişim tarihi: 20 Ağustos 2022).

[51] Robert Mackey. “Here’s John Bolton Promising Regime Change in Iran by the End of 2018”, The Intercept, 24 Mart 2018. https://theintercept.com/2018/03/23/heres-john-bolton-promising-regimechange-iran-end-2018/ (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022).

[52] “Giuliani Leads MEK “Regime Change” Chant,” rpmackey, 23 Mart 2018. https://www.youtube.com/watch?v=6ouaJ16Lyds (Erişim tarihi:  20 Ağustos 2022).

[53] 3 NCR IRAN, “EU Must Cut off Diplomatic Relations With Iran Regime”, The National Council of Resistance of Iran, 23 Aralık 2018. https://www.ncr-iran.org/en/news/terrorism-afundamentalism/eu-must-cut-off-diplomatic-relations-with-iran-regime/ (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[54] Jan van der Made, “Albania cuts ties with Iran over cyberattacks targeting Paris-based dissidents”, Radio France International, 8 Eylül 2022. https://www.rfi.fr/en/international/20220908-albaniacuts-ties-with-iran-over-cyberattacks-targeting-paris-based-dissidents, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[55] Bakınız: Olsi Jazexhi, How did Israel go from Pariah to become God’s Chosen Nation in the Balkans?, The Long View, Temmuz 2021.

[56] Rina Bassis, “European Parliament slaps sanctions on Iran’s IRGC”, Al-Monitor, 19 Ocak 2023. https://www.al-monitor.com/originals/2023/01/european-parliament-slaps-sanctions-irans-irgc, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[57] Akbar E. Torbat, “Enforcing Islamic Attire on Women Sparks Protests in Iran Is another Velvet Revolution in the Cards?, Global Research, 01 Ekim 2022. https://www.globalresearch.ca/enforcing-islamic-attire-women-sparks-protests-iran/5794803, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[58] Bakınız: Homeland Justice leaked email exchanges of Albania’s Counter-terrorism chief Gledis Nanos with Ely Karmon Senior Research Scholar, International Institute for Counter-Terrorism (ICT) and The Institute for Policy and Strategy (IPS) at The Interdisciplinary Center, Herzlyia, Israel, 16 Mayıs 2021 and communications of Gledis Nano with Counter-terrorism Police 16 Mayıs 2021.

[59] Bakınız: Olsi Jazexhi, How did Israel go from Pariah to become God’s Chosen Nation in the Balkans?, The Long View, Temmuz 2021.

[60] Elior Levy, “Palestinian electrical engineer shot dead in Malaysia”, YnetNews, 21 Nisan 2018. https://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-5236433,00.html, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[61] “12 Mossad operations since 2010”, New Strait Times, 19 Ekim 2022. https://www.nst.com.my/news/crime-courts/2022/10/841808/12-mossad-operations-2010, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[62] Zunaira Saieed, “Mossad’s agents used chalet in Malaysia to interrogate abducted Palestinian: Report”, The Straits Times, 19 Ekim 2022. https://www.straitstimes.com/asia/se-asia/mossad-sagents-used-chalet-in-malaysia-to-interrogate-abducted-palestinian-report, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[63] Gıl Stern Shefler, “Jewish group rebukes sermon in Malaysia”, The Jerusalem Post, 3 Nisan 2012. https://www.jpost.com/breaking-news/jewish-group-rebukes-sermon-in-malaysia, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[64] Bakınız: Khalas-Hamas, https://www.khalas-hamas.info/home, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[65] Erıc Cortellessa, “A defiant Malaysian PM defends his anti-Semitism in the name of free speech”, The Times of Israel. https://www.timesofisrael.com/a-defiant-malaysian-pm-defends-his-antisemitism-in-the-name-of-free-speech/, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[66] Associated Press, “Israel wants dialogue with Indonesia, Malaysia”, The Jerusalem Post, 4 Ağustos 2006. https://www.jpost.com/international/israel-wants-dialogue-with-indonesia-malaysia, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[67] Muslim clerics from Indonesia pay rare public visit to Israel, The Jerusalem Post, 7 Aralık 2007. https://www.jpost.com/Israel/Muslim-clerics-from-Indonesia-pay-rare-public-visit-to-Israel, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[68] Micha Odenheimer, “A Friend of Israel in the Islamic World”, Haaretz,  7 Temmuz 2004. https://www.haaretz.com/2004-07-07/ty-article/a-friend-of-israel-in-the-islamic-world/0000017fe0bd-d7b2-a77f-e3bf6e2f0005, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[69] Tovah Lazaroff, “Indonesia may receive $1 b. in US financing if it makes peace with Israel”, The Jerusalem Post, 23 Aralık 2020. https://www.jpost.com/american-politics/trump-prodsindonesia-to-recognize-israel-with-promise-of-2-billion-652959, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[70] Bakınız: Olsi Jazexhi, How did Israel go from Pariah to become God’s Chosen Nation in the Balkans?, The Long View, Temmuz 2021.

[71] Wassayos Ngamkhan, “Iran spy puts cops on aleart”, Bangkok Post,  6 Haziran 2022. https://www.bangkokpost.com/thailand/general/2321094/iran-spy-puts-cops-on-alert, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[72] “Thailand put out alert for Iranian spies – report”, The Jerusalem Post, 7 Haziran 2022. https://www.jpost.com/international/article-708682, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[73] Agence France – Presse, ” Indonesia seizes Iranian and Panamanian tankers “. The Jakarta Post, 25 Ocak 2021. https://www.thejakartapost.com/news/2021/01/25/indonesia-seizes-iranian-andpanamanian-tankers-.html, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[74] Davit Hutt, “No safe place for SEAsia’s Shia Muslims”, Asia Times, 3 Şubat 2018. https://asiatimes.com/2018/02/no-safe-place-seasias-shia-muslims/, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

[75] Soltaninejad, M, Iran and Southeast Asia: An analysis of Iran’s policy of “Look to the East.” International Journal of Asia Pacific Studies 13 (1): 29–49. http://dx.doi.org/10.21315/ijaps2017.13.1.2

[76] Michael Doran, “Iranian Airlines To Stop Flying To Malaysia As Airports Refuse Refueling”, Simple Flying, 14 Ağustos 2022. https://simpleflying.com/iran-airlines-malaysia-fuel-sanctions/, (Erişim tarihi: 02 Şubat 2023).

İlginizi çekebilecek diğer gönderiler
BLOG SAYFALARI

Paşinyan Üzerinden Kafkasya’yı Yeniden Kurmak: Ermenistan Seçimleri ve Bölgesel Güç Mücadelesi

Sahavet Memmed Ermenistan’da gerçekleştirilecek parlamento seçimleri yalnızca ilgiyle takip…
Devamını oku
BLOG SAYFALARI

Hürmüz Boğazı Üzerinden İran İçin Yol Ayrımı

Yusuf Yağlı ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın hem senaryosu hem de…
Devamını oku
BLOG SAYFALARI

Görünmeyen İmparatorluk: Londra’nın Para, Savaş ve Kaos Üzerinden Kurduğu Küresel Düzen

Memmedkhan MemmedkhanovSistemin İnşası 300 Yıl Sürdü. Şimdi Tek Bir Doktrin Onu…
Devamını oku