BLOG SAYFALARI

Demokrasinin Eşiğinde: Türkiye’deki Siyasi Çalkantıya Avrupa’dan Bir Bakış

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, Türkiye genelinde kitlesel protestolara yol açarken, ülkenin demokrasiyle olan uzun ve sancılı ilişkisine dair yeni bir tartışma başlattı. Hükümet yetkilileri, yolsuzluk ve terör örgütleriyle bağlantı iddialarını içeren suçlamaların yasal çerçevede değerlendirildiğini savunsa da gözaltı kararının zamanlaması ve kapsamı hem yurtiçinde hem de uluslararası kamuoyunda ciddi tepkilere neden oldu.

Avrupa basını ise gelişmeleri yalnızca Türkiye’ye özgü bir siyasi kriz olarak değil, aynı zamanda ülkenin demokratik normlardan giderek uzaklaştığının bir göstergesi olarak yorumladı. Eleştirel tonun öne çıktığı haber ve analizlerde, İmamoğlu’na yönelik operasyonun Türkiye’nin demokratik geleceği açısından tehlikeli bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekildi.

Ayaklanmış Bir Ülke

The Guardian gazetesi, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını “ülkenin demokrasi yolundan uzun süredir yaşadığı sapmanın bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Gazetenin 22 Mart 2025 tarihli haberinde[1], “Bu mesele İmamoğlu’ndan çok daha büyük. Bu; demokrasi, hukuk ve eşit haklar için verilen bir mücadele” ifadelerine yer verildi. Toplanma yasağına rağmen on binlerce kişinin sokağa döküldüğü gösterilerde, protestocular “hukuk kisvesi altında demokrasinin son izlerinin silinmeye çalışıldığını” dile getirdi.

Göstericiler arasında yer alan Azra ve Diler gibi isimler, tepkilerinin partiler üstü bir nitelik taşıdığını vurguladı. “Bu hükümetten bıktık” diyen Diler, yalnızca siyasal baskıları değil, yargı bağımsızlığının zayıflamasından ekonomik krize kadar uzanan geniş çaplı bir memnuniyetsizliğe dikkat çekti.

Sistematik Muhalefet ve Hukukun Üstünlüğünün Aşınması

Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Die Zeit[2], İmamoğlu’nun tutuklanmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefeti yeniden şekillendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirdi. Siyasi analist Sinem Adar, yaşananları “çoğulculuk görüntüsü veren, ancak gerçek gücü iktidar partisinde tutan sistemik bir muhalefet yapısına geçiş” olarak tanımladı. Gazete, “bu tutuklama bir eşiğin aşıldığını gösteriyor, Türkiye artık başka bir ülke” sözleriyle olayın Türkiye’nin siyasal yapısında dönüştürücü bir etkisi olduğunu vurguladı.

Yargı bağımsızlığının giderek zayıflaması, haberde öne çıkan bir başka tema oldu. Die Zeit’a göre, savcıların İmamoğlu ve çevresine yönelik belirsiz suçlamaları biriktirerek baskı kurması, otoriterleşme eğiliminin açık bir göstergesi. Sinem Adar ayrıca, Türkiye’deki Kürtlerin siyasi baskılar karşısında kritik bir seçimle karşı karşıya olduğunu belirtti: ya İmamoğlu gibi muhalif figürleri desteklemek ya da devletle yürütülen kırılgan diyalog sürecini sürdürmeye çalışmak.

Demokrasi Sokakta

Die Zeit’ın 24 Mart 2025 tarihli analizinde[3], Türkiye genelindeki protestoların sadece birer gösteri değil, aynı zamanda sivil bir gösteriye dönüştüğü vurgulandı. CHP’nin düzenlediği sembolik oylamada İstanbul’da uzun kuyruklar oluştu; sandık görevlileri partililerle parti dışı katılımcıları ayırdı: “Üyeler sağa, üye olmayanlar sola!” şeklindeki çağrılar, yalnızca bir oylamanın değil, adalet talep eden bir siyasi aidiyetin dışavurumuydu.

Katılımcılar bu anı temel hakları savunma fırsatı olarak gördüklerini ifade etti. Bir gönüllü, “Toplumun umudunu kaybetmemesi için bu tür anlara ihtiyacımız var” derken, bir diğer gösterici bu etkinliği “temel bir protesto biçimi” olarak tanımladı. Ancak herkes aynı ölçüde umutlu değildi; sembolik oy verme ve yürüyüşlerin yetersiz kalabileceği yönünde endişeler de dile getirildi. Yaşlı bir seçmen, “Hükümet tüm kilit pozisyonları ele geçirdi: polis, yargı, ordu” sözleriyle, devlet kurumlarının siyasi iktidar tarafından tamamen kuşatıldığına dikkat çekti.

Uluslararası Perspektif: Sessizlik

Türkiye’de kitlesel gözaltılar ve protestolara yönelik baskılar hız kesmeden devam ederken, büyük ölçüde bir uluslararası tepki olmadı. The Guardian’ın 24 Mart 2025 tarihli haberine[4] göre, son yılların en büyük hükümet karşıtı gösterilerinde 1.100’ü aşkın kişi gözaltına alındı; aralarında en az 10 gazeteci de bulunuyor. Aynı haberde, hükümetin sosyal medya platformu X’e 700’den fazla hesabı engellemesi yönünde baskı yaptığı ve bu durumun dijital sansürün boyutlarını gözler önüne serdiği aktarıldı.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nden Evin Barış Altıntaş, protesto görüntülerinin ve videolarının yayılmasının sistematik biçimde engellendiğine dikkat çekerek, “Bu açıkça bir sansür hamlesi” değerlendirmesinde bulundu. RTÜK’ün, eylemleri ekrana taşıyan televizyon kanallarını uyardığı da gelen bilgiler arasında. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise, yaşanan gelişmeleri “Halkımızın huzurunu ve güvenliğini bozmaya yönelik girişimlere karşı alınmış gerekli tedbirler” olarak nitelendirdi.

Erdoğan’ın Uzun Vadeli Stratejisi ve Avrupa’nın Çıkmazı

Avusturya’nın önde gelen gazetelerinden Der Standard[5], yaşananları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun vadeli siyasi stratejisinin bir parçası olarak değerlendirdi. Gazetede yorumcu Gudrun Harrer, “Erdoğan demokrasiyi yıkmak için bir buldozer kullanıyor” ifadelerine yer verirken, bu süreci “siyasi bir imha savaşı” olarak tanımladı. Harrer, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine atıfta bulunarak, “ironik bir şekilde, Erdoğan kendi geçmişinin tekrarlanmasından korkuyor” yorumunda bulundu.

Yorumda ayrıca Batı’nın tepkisizliği de sert biçimde eleştirildi. Harrer, “Yargı siyasallaştırıldı, akademi susturuldu, medya tek sesli hale getirildi, toplantı ve gösteri özgürlüğü sınırlandı” diyerek, Türkiye’nin artık otoriter bir yönetim mantığıyla işlediğini savundu. Yazıya göre Avrupa ülkelerinin bu sürece karşı kayıtsız kalmasında göç mutabakatları, NATO iş birliği ve Ukrayna savaşı gibi jeopolitik dengeler belirleyici rol oynuyor.

Sonuç olarak: Türkiye’nin Demokrasiyle Hesaplaşmasına Avrupa’dan Bir Bakış

Türkiye’nin dört bir yanında kitlesel protestolar sürerken, Avrupa kamuoyu bu çalkantılı tabloyu yalnızca bir iç kriz olarak değil, Türkiye’nin demokratik kimliği ve Avrupa’nın siyasal tahayyülündeki yeri açısından bir sınav olarak değerlendiriyor. Die Zeit, Der Standard ve The Guardian gibi önde gelen yayın organları, demokratik normların aşınmasının artık teorik bir tartışma olmaktan çıktığını, yapısal bir gerçekliğe dönüştüğünü vurguluyor. The Guardian, protestocuların mesajını açık bir biçimde aktarıyor: “Mücadele artık yalnızca İmamoğlu için değil, demokrasi, hukuk ve eşit haklar için veriliyor.”[6]

Bununla birlikte, Avrupa’nın tepkileri büyük ölçüde söylemsel düzeyde kaldı. Erdoğan’ın ciddi sorunlardan büyük ölçüde korunmasının sebepleri arasında bölgesel diplomasideki rolü, göç kontrolü ve Ukrayna krizindeki stratejik konumu başı çekiyor. 

Bu ortamda, Avrupa medyası yalnızca birer gözlemci değil, aynı zamanda neyin tehlikede olduğunu dile getiren kritik bir aktöre dönüşüyor. Gündeme gelen mesele, yalnızca Türkiye’nin demokrasiyle sınavı değil. Bu gelişmeler, aynı zamanda Avrupa’nın kendi demokratik ideallerini sınırlarının ötesinde nasıl tanımladığı ve savunacağı sorusunu gündeme getiriyor.


[1] The Guardian. “Turkey’s Protests over Istanbul Mayor Grow into ‘Fight about Democracy.’” Mart  22, 2025. https://www.theguardian.com/world/2025/mar/22/turkey-protests-istanbul-mayor-grow-into-fight-about-democracy.

[2] Zimmermann, Fritz. “Die Türkei ist nun ein anderes Land.” Die Zeit, Mart 22, 2025. https://www.zeit.de/politik/ausland/2025-03/recep-tayyip-erdogan-ekrem-imamoglu-tuerkei-opposition.

[3] Sendker, Marion. “„Recht, Gesetz, Gerechtigkeit“, schreit die Masse.” Die Zeit, Mart 24, 2025. https://www.zeit.de/politik/ausland/2025-03/tuerkei-proteste-chp-ekrem-imamoglu-abstimmung.

[4] Michaelson, Ruth. “Journalists among More than 1,100 Arrested in Turkey Crackdown.” The Guardian, Mart 24, 2025. https://www.theguardian.com/world/2025/mar/24/journalists-among-more-than-1100-arrested-in-turkey-crackdown-istanbul.

[5] Harrer, Gudrun. “Erdoğan setzt die Abrissbirne gegen die Demokratie ein.” Der Standard, Mart 20, 2025. https://www.derstandard.at/story/3000000262192/erdogan-setzt-die-abrissbirne-gegen-die-demokratie-ein.

[6] The Guardian. “Turkey’s Protests over Istanbul Mayor Grow into ‘Fight about Democracy.’” Mart 22, 2025. https://www.theguardian.com/world/2025/mar/22/turkey-protests-istanbul-mayor-grow-into-fight-about-democracy.

İlginizi çekebilecek diğer gönderiler
BLOG SAYFALARI

İran Gündemdeki Yerini Koruyor ve Koruyacak

Yusuf YAĞLI İran, 1979 yılında gerçekleşen İslam İnkılabı ile Batı emperyalizminin…
Devamını oku
BLOG SAYFALARI

Özgür Düşünce Bağlamında Baskı ve İstibdat Meselesi

Bireyin kimlik inşa süreci, yalnızca doğuştan gelen özelliklerle sınırlı olmayan; aile…
Devamını oku
BLOG SAYFALARI

Bilgi Türlerinin Nesnelliği ve Evrenselliği Üzerine Bir Deneme

Mehdi AKYÜZ İnsan neden hakikati talep eder? Çünkü şüphe, insan bilincinin tahammül…
Devamını oku